Yapım gereği yalnızlığı severim, tamamen yalnız kalmaktan da bir o kadar korkarım. Mevzu aslında yalnızlık da değil, mesele kendimi görebilmek, kendimle kalabilmek. Çünkü sanırsam en iyi kendimle anlaşıyorum. Bir o kadar da az kendimle kalıyorum. Bu nadir anlar da genelde hayatıma yön veren anlar oluyor zaten.

Dün gerçekleşen hayatıma yön veren kısım ise yalnızlığımın içinden çıkamadığı arkadan destek görme ile ilgiliydi. İşte yalnız kalmaktan da bir o kadar korkarım dememin sebeplerinden biri de bu. Çünkü insanın bazen kendi kendine çözemediği, içinden çıkamadığı; ancak arkasında görmek istediği desteği alınca hiç o kadar da zor olmayan kilitleri olabiliyor. Sanırım dün o kilitlerden biri kırıldı. Kendime olan inancıma inandığım ama bunu unuttuğum geçmiş dönemde eksik olan parça bu olabilir: Sen kendini unuttuğunda, seni kendine hatırlatacak destekçilerin. Dostların, yakınların demek daha doğru olur.

Bugüne kadarki başarısızlıklarım şimdi bana yük değil, başarılarıma ulaşmamdaki yol göstericilerim olacak. Verdiğim emekler, hayal kırıklıkları da keşkeler olmayı bırakıp, pes etmeyi düşündüğüm zamanlarda beni körükleyen tutkum olacak. Yine aksilikler olacak, ancak motivasyonumu düşürmeyecek nedenlerim artmış olacak. Disiplinli bir planlı çalışma döneminin sonunda bir seviye daha atlamış, profesyonellik kapısından içeriye ilk adımı atmış olacağıma inanıyorum.

Bu 1 senelik çalışma programımın ilham vermesi için çalışmalarım da olacak. Allah utandırmasın…

Yusuf Ziya Doymaz

04/07/2016

Advertisements