Hayatta hepimiz başarılı olmak isteriz. Bunun için planlar yapar bunun için çalışırız. Peki, başarısız olduğumuzda başarısızlığın sebebini nerelerde ararız ya da arar mıyız? Başarısızlıkların arkasında psikolojik etmenleri hiç düşündük mü? Psikolojinin başarıya olan etkisini bu başarı piramidiyle açıklayayım.piramid

Temeldeki ilk 2 aşamamız Maslow’un teoremiyle aynı, ancak onun üstündeki basamakları “Psikoloji” başlığı altında toplamak istedim. Ülkemiz açısından baktığımda psikolojinin olması gereken yerde olmadığını görüyorum. Yani Türkiye’de insan psikolojisi, hayatın devamlılığı konusunda bir basamak olarak görülmüyor. Bunun birçok sebebi olabilir. Sonuçta geleneklerimize bile baktığımızda insan psikolojisini hiçe sayan bir sürü doğru gösterilen yanlışlar var. Mesela nikahta keramet var denilerek birbirini istemeyen 2 insan, sırf aileleri istedi diye evlenebiliyor. Aileler de nikahta keramet vardır, nasıl olsa hayırlı olur diyerek bir hayra vesile olduklarını düşünürler, iki gencin geleceğini kararttıklarından bihaber. Başka bir örnek olarak da geçenlerde duyduğum bir gelenek diyor ki; ailenin ilk torunu babaannesine verilir ve bundan sonra o çocuğun annesi olur, babaannesi olması gereken kişi. Sırf bunu yapmadıkları için kötü gelin olarak nitelendirilen insanlarımız var. Bu olaydan çocuğun psikolojisi nasıl etkilenmesin? Annesi ilk çocuğuna bakamamanın getirdiği boşluğu ve bunun sonucundaki travmaları nasıl atlatsın? Bunlar olurken annenin o dönemki akademik kariyerindeki başarısızlığında psikolojik sebepler elbette hiçe sayılamaz.

Psikolojinin başarıya olan etkisine başka bir açıdan baktığımızda, çoğu iç hastalıkların nedenlerinden birinin de psikolojik bozukluklar olduğunu görüyoruz. Mide rahatsızlıklarının en büyük nedenlerinden biri de strestir. Stres daha çok asit salgılanmasına neden olarak gastrite sebep olabilmektedir. Diğer yandan İrritabl Bağırsak Sendromu(İBS) adı verilen ve Türkiye’de her 10 kişiden birinde görülen bu hastalığın en önemli sebeplerinden biri yine strestir. Stres bu hastalığa neden olurken aynı zamanda yanlış beslenme alışkanlıklarının sonucunda oluşan bu hastalık da strese neden olabilmektedir. Paradoksa dönüşen bu durumun çözümünde hayatımızdaki stresi azaltacak psikolojik düzenlemelerin öneminden bahsetmeye gerek yok sanırsam. Bunun bir yan etkisi de uyku düzeni bozukluğudur. Yapılan araştırmalar İBS’li hastalarda anksiyete ve depresyonun sıklıkla birlikte görülmesi de ciddi uyku anormallikleriyle ilişkili olabileceğini ortaya koymuştur. Bununla birlikte uyku bozukluğunun da stresi arttırdığı belirtilmektedir. Durumu daha iyi anlatacak bir örnek olarak ailesiyle sorunları olan İBS’li bir sporcuyu inceleyelim. Ailesiyle yaşadığı psikolojik sorunların, bihaber olduğu bağırsak hastalığıyla birleşmesiyle yaşadığı uyku problemleri sonucunda sabahları erken kalkamayan ve bununla birlikte  de düzensiz bir beslenme alışkanlığına sahip olan bu sporcumuz, başarısızlığı sonucunda daha çok strese girerek ailesiyle arasının daha kötü olmasıyla ve hastalığının daha da ilerlemesiyle karşı karşıya kalabilir. Bunların sonucunda başarısızlığı sadece kendisinin iradesiz bir sporcu olmasında ararsa işin içinden çıkamayacak, daha çok strese girerek arkadaşlarıyla da arasının bozulmasına ve yaşadığı bu yalnızlık sonucunda beslenme alışkanlığının da değişmesine, dolayısıyla fark etmediği hastalının ilerlemesine neden olacaktır. Burada çözüm, diğer fizyolojik tedavilerin yanında psikolojinin de başarısızlığın altında bir neden olarak görülmesi ve ciddiye alınması olacaktır. Çünkü stresin neden olduğu bu tür hastalıklar sadece düzenli beslenme ile çözülemez. Bu açıdan baktığımızda, uyku kalitesinin günlük işlerdeki verimliliğimizi büyük oranda etkilediğini göz önünde tutarak, yaşam kalitemizin yüksek olması için psikolojiyi ayrıca önem taşıyan bir basamak olarak görmeli ve ona bu ciddiyetle yaklaşmalıyız. Yakın zamana kadar psikologların deli doktoru olarak görüldüğü toplumumuzda psikolojiye bu açıdan bakabilmek bize başarı yolunda çok büyük artı katacaktır.

Baştaki piramidimize dönecek olursak; her nasıl insan fizyolojik ihtiyaçlarını karşılamadan hayattaki başarısını göz önünde bulunduramıyorsa, psikolojik bozuklukları olan insanlar da geleceğe yönelik başarı planlamaları yapamaz veya yapsa dahi bunlarda başarıya ulaşamaz. Bu yüzden başarısızlığın arkasında aranması gereken önemli unsurlardan birinin de insan psikolojisi olduğunu unutmamalı ve psikolojiye bu ciddiyetle yaklaşmalıyız.

Yusuf Ziya Doymaz

19/07/2016

Advertisements